9 Ocak 2016 Cumartesi

Minibüste Yaşlı Amcanın Taşaklarını Düzelttim

2 haftadır hafta içi her gün bunu nasıl yapacağımı düşünerek, zeka dolu planlar yaparak geçiriyordum yolculuklarımı...
sonradan adının hikmet olduğunu öğrendiğim amca, her seferinde aynı yerden minibüse biniyor, koridor kısmındaki oturma yerlerinden birine oturuyor ve bacaklarını açıyordu... gri pantolonundan çok net belli olan taşaklarında bir sorun vardı. bakıyor bakıyor, yine de yanlışın ne olduğunu çözemiyordum. fikret teyze ile bu konuyu paylaştığımda taşak taşak üstüne binmiştir evladım, bi el atmak lazım. dedi. ben de takıntılı bir birey olarak bu düzeltme operasyonuna adadım kendimi doğal olarak. o taşaklar düzeltilecekti...

İftardan Sonra Sahilde Yediğim İnanılmaz Dayak


sigara içmek için sahile inmiştim. gece lambalarının ve tıklım tıklım dükkanların ışığında dalga sesleri eşliğinde yürüyordum.

ikinci sigaramın ortalarına doğru ortalık ıssızlaştı. sahilde aynı yöne doğru hiç durmadan yürürseniz insanların pek gelmeye cesaret edemediği, ipsiz sapsız takımının içip sıçtığı yerlere varırsınız. karnım tok olduğu için ölmekten korkmuyordum. yürümeye devam ettim.

az ötede kahkaha ve yere tükürme sesleriyle dolu bir kalabalık görüp durdum. önlerinden geçmem gerekiyordu. nefesimi tutup adımlarımı hızlandırarak yürümeye başladım. tam 'hadi yırttın bu sefer de' derken içlerinden birisi 'pişt!' dedi.

Tam Tamına 3 Senedir Kızın Peşindeyim



giydiği donu üreten fabrikanın sahibinin dünya görüşüne kadar her ayrıntı bilgim dahilinde. bensiz aldığı her nefese lanet ediyorum. durum vahim.

bir gün arkadaşlarla kantinde çay içerken kendi arkadaş grubuyla yanımızdan geçti. kulaklarım yeni kanal arayan uydu anten gibi dikkat kesildi konuşmalara tabi. bir filmden bahsediyordu. vizyona yeni girmiş, kesinlikle izlemem lazım diyordu.

beyler gidip yönetmenin anasını sikip filmin bütün kayıtlarını toplama planı yaptım saniyeler içinde. yalanım varsa çüküm düşsün.

gerçekliğe dönünce, kızın yakın arkadaşlarından yakınlaştığım cemre ismindeki kıvırcık saçlı, kırmızı gözlüklü yaratığa mesaj attım. ne yap ne et filme benim de gelmemi sağla diye yalvardım. cehennemde rabb'ine yalvaran günahkâr gibi saatlerce dil döktüm. sonunda tamam ayarlarım dedi.

Kafede Yaşadığım Akıl Almaz Olay



benim tam karşımdaki masada da birezırs'ta görseniz, üzülüp filmi kapatacağınız kadar masum bir kız ve sırtı ve koca kafasından başka bir şeyini göremediğim bir adam oturuyor.

kaçamak bakışlarla kıza bakıyorum.

yanında erkek olan bir kıza bakmak adetim değildir ama engel olamıyorum kendime.

bir ara kız beni fark etti. önüne döndü. gözlerim heyecanlandı. daha hızlı bakıp bakıp çekmeye başladım gözümü. bir dahaki göz göze gelmeyi kaçıramazdım. ve kaçırmadım. sonra bir daha, bir daha derken ciddi ciddi bakışmaya başladık. ben hafif hafif gülümsemeye başladım. ön bakışmadayız yani.

Manitanın Yanında Rezil Oldum



ne biz yalaşacaz emişecez yerindeyiz, ne de film çok iyi diyolar abi ya yerindeyiz. tam araya bir yere oturduk izliyoruz.

filmin ikinci yarısında serçe parmağımla suyun sıcaklığına bakıp vakit kaybetmeden elimi elinin üstüne koydum. nefesimi tuttum. parmaklarını hafif oynatıp benimkilerin arasına sokmaya çalışınca içimde şampiyonlar ligi müziği çaldı bir anda. kızı öpüp tribüne doğru kaldırasım, sallayasım geldi yemin ediyorum.

neyse çıktık filmden evlere dağılacağız. sana yemek yapayım mı? deyip gülümsedi. ben onu sana domalayım mı? diye algılıyorum tabi. hıh-mıh oldum başta, neyse ki iyi toparladım, yemek yemeyi severim diyebildim. çıkabilen en insancıl cümle buydu o an.

Romantizm Olsun Diye Sandal Kiralayalım Dedik



kızla beraber aldık 6'lı biramızı açıldık denize.

ben sırtımı ufuk tarafına vermiş ahenkle kürek çekerken o da karşımda birasını içiyor, kajusunu yiyor, bir yandan da türlü şebeklikler yapıp beni güldürmeye çalışıyor.

arkadan güzel bir müzik de çalıyor falan derken baya ilerlemişiz. baktım geri dönerken sıkıntı olacak bıraktım kürekleri geçtim kızın yanına.

biralar da bitmek üzere kafalar hafif çakırkeyf, daldım boynuna oynaşmaya başladık. tam işi ciddiye bindireceğim engelliyor tabi. oramı tutma, buramı elleme, kulağımı yalama gibi kezbanlıklarla ömrümden ömür yiyor.

kaç saat böyle güreştik bilmiyorum, bir baktım hava kararmış, güneş batıyor. neyse ki akıntı bizi kıyıya doğru yanaştırmış biraz biraz, içim rahatladı. tam geçtim küreklere bir adam sesi duydum.

Otobüs Muavininden Yediğim İnanılmaz Ayar



adana'dan istanbul'a giden kamil koç turizmin yolcusuyuz ikimiz de.

saçlarını topuz yapmış, tweety desenli gri bir pijama ve yine gri kapşonlu bi sweat giymiş. o kadar tatlı ki, gidip hiçbir şey demeden sarılası, bırakmaması geliyor insanın. gayet masumane duygular besliyorum yani. o sırada muavinle göz göze geldik.

bana baktı, benim bakışlarımdan kızı yakaladı ona baktı. bana baktı, gülümsedi. ona baktım, kıza baktım, ona baktım gülümsedim. kızın yanındaki kıza baktı, gülümsedi, bana baktı gülümsedi. anladım, benim kıza baktım gülümsedim. ona baktım gülümsedim. anladı.

yanıma geldi.


5 Aralık 2015 Cumartesi

Arkama Gres Yağı Bastım Beyler Pişmanım


Malum vizeler falan var beyler kütüphanede sabahlıyorum bir kaç gündür.E haliyle öğrenci adamız yiyecek ihtiyacımıda tost, döner, sandviç gibi şeylerle karşılıyorum mideme 3 gündür sulu yemek girmedi. Dedim bir eve gideyim de duş falan alıp biraz yatakta uyuyım masada uyumaktan telef oldum amk. Neyse gittim eve güzelce duşumu aldım koydum kafayı uyucam ama o üç gündür yediğim tostlar, dönerler falan anüste baskı uyguluyor sıçmam gerek. 

Cine Musallat Oldum Beyler

Beyler ben her gece saat 02:30-03:00 saatleri arasında önce bi işemeye giderim hemen akabinde su içmeye mutfağa geçerim. dün gene bu saatlerde kalktım akşamdan kuru-pilavı fazla gömmüşüm midemde deli gibi gaz var it gibi de susamışım. sıçmayla vakit kaybedemedim battaniyenin altında hafiften salarım sabaha idare eder beni sabah sıçarım dedim. kalktım işedim dıbına koyim oradan mutfağa geçerken baktım mutfağın ışığı yanıyor. 

2 Temmuz 2015 Perşembe

Lunaparkta Başlayan Cinli Hikayem





Lunaparkta başlayan Cin li hikayem

Herşey kuzenimgilin bize gelmesiyle başladı...

Tarih 10 ağustos 2009 kuzenler bize geldi tatil için kendileri istanbulludur.

bunlar bizde yatıyo eğleniyoz falan ondan hergün dışarı çıkıp geziyoz dondurma yiyoz birlikte anlayacağınızHAYAT boş pompala çoş u yaşıyoz

14 agustos 2009 tarihine kadar kuzenler bizde kaldı gitcekleri gün gece gidecekler.

öğlen saat 13:00 civarı kardeşimle birlikte dışarı çıktılar ekmek almaya

bunlar geldiler bir gariplik var bunlarda ne oldu felan diyoz bişey yok diyolar

sadece bir şey bulduk o ne diyoz cd dediler üstünde değişik yazılar vardı