hepimiz hayatımızda bu zor imtihan ile sınandık bugüne kadar. modern teknolojimizin çözüm bulamadığı nice sıkıntı.
bir yemek sonrasında ki muhabbet anında vurur aniden götümüze götümüze karısına baskına gelen bir koca gibi zorlar kapıyı "dan dan dan".
geçiştirmeye çalışırsınız ama nafile inatçıdır, azimlidir, yılmaz. oradan çıkacağım diyorsa çıkacaktır. artık son çare olarak izin istemek zorunda kalırsınız. orası bile ayrı bir sıkıntıdır lavabo nerede diye sorduğunuz zaman bakışları değişir sizlere.
İnci Sözlük'ün Başarılı Yazarlarından Efsane , Komik, Korkunç Hikayeler
9 Ocak 2016 Cumartesi
Cafedeki Kıza Çok Fena Rezil Oldum
her zamanki yerde güzelce yemeği yemiş hesabımı ödemeye gidiyordum, yarim altin'ın parası yokmuş yoksa hep o öderdi. 3 haftadır aynı saatte aynı yerde hep orada yiyorum.
hesabı yine o tatlı gülüşüyle derya hanım alıyordu. daha hiç konuşmamıştık bugüne kadar ama istiyordum konuşmak çok tatlıydı kevaşe.
tam çıkarken daha fazla tutamadım kendimi sesimi duysun 2 kelime geçsin diye hadi görüşürüz diyecektim.
hesabı yine o tatlı gülüşüyle derya hanım alıyordu. daha hiç konuşmamıştık bugüne kadar ama istiyordum konuşmak çok tatlıydı kevaşe.
tam çıkarken daha fazla tutamadım kendimi sesimi duysun 2 kelime geçsin diye hadi görüşürüz diyecektim.
Biz Asosyallerin Evidir İnci Sözlük
hiç bir yer kabullenmiyor bizi bugün fark ettim bunu.
sözlüğün kapalı olduğunu fırsat bilip dışarı çıkayım dedim. Bir değişiklik olsun insan göreyim tanıyayım dedim biraz. çıkmaz olaydım.
önce yürümekte sıkıntı yaşadım yollar çok kalabalıktı sürekli omuz yiyor sarsılıyordum yürürken. bir türlü beceremedim onlar gibi atik yürümeyi. daha sonra bir bara gideyim 1-2 kadeh viski içerim galatasaray maçını izlerim dedim. girdim barlar sokağına.
sözlüğün kapalı olduğunu fırsat bilip dışarı çıkayım dedim. Bir değişiklik olsun insan göreyim tanıyayım dedim biraz. çıkmaz olaydım.
önce yürümekte sıkıntı yaşadım yollar çok kalabalıktı sürekli omuz yiyor sarsılıyordum yürürken. bir türlü beceremedim onlar gibi atik yürümeyi. daha sonra bir bara gideyim 1-2 kadeh viski içerim galatasaray maçını izlerim dedim. girdim barlar sokağına.
Minibüste Yaşlı Amcanın Taşaklarını Düzelttim
2 haftadır hafta içi her gün bunu nasıl yapacağımı düşünerek, zeka dolu planlar yaparak geçiriyordum yolculuklarımı...
sonradan adının hikmet olduğunu öğrendiğim amca, her seferinde aynı yerden minibüse biniyor, koridor kısmındaki oturma yerlerinden birine oturuyor ve bacaklarını açıyordu... gri pantolonundan çok net belli olan taşaklarında bir sorun vardı. bakıyor bakıyor, yine de yanlışın ne olduğunu çözemiyordum. fikret teyze ile bu konuyu paylaştığımda taşak taşak üstüne binmiştir evladım, bi el atmak lazım. dedi. ben de takıntılı bir birey olarak bu düzeltme operasyonuna adadım kendimi doğal olarak. o taşaklar düzeltilecekti...
sonradan adının hikmet olduğunu öğrendiğim amca, her seferinde aynı yerden minibüse biniyor, koridor kısmındaki oturma yerlerinden birine oturuyor ve bacaklarını açıyordu... gri pantolonundan çok net belli olan taşaklarında bir sorun vardı. bakıyor bakıyor, yine de yanlışın ne olduğunu çözemiyordum. fikret teyze ile bu konuyu paylaştığımda taşak taşak üstüne binmiştir evladım, bi el atmak lazım. dedi. ben de takıntılı bir birey olarak bu düzeltme operasyonuna adadım kendimi doğal olarak. o taşaklar düzeltilecekti...
İftardan Sonra Sahilde Yediğim İnanılmaz Dayak
ikinci sigaramın ortalarına doğru ortalık ıssızlaştı. sahilde aynı yöne doğru hiç durmadan yürürseniz insanların pek gelmeye cesaret edemediği, ipsiz sapsız takımının içip sıçtığı yerlere varırsınız. karnım tok olduğu için ölmekten korkmuyordum. yürümeye devam ettim.
az ötede kahkaha ve yere tükürme sesleriyle dolu bir kalabalık görüp durdum. önlerinden geçmem gerekiyordu. nefesimi tutup adımlarımı hızlandırarak yürümeye başladım. tam 'hadi yırttın bu sefer de' derken içlerinden birisi 'pişt!' dedi.
Tam Tamına 3 Senedir Kızın Peşindeyim
bir gün arkadaşlarla kantinde çay içerken kendi arkadaş grubuyla yanımızdan geçti. kulaklarım yeni kanal arayan uydu anten gibi dikkat kesildi konuşmalara tabi. bir filmden bahsediyordu. vizyona yeni girmiş, kesinlikle izlemem lazım diyordu.
beyler gidip yönetmenin anasını sikip filmin bütün kayıtlarını toplama planı yaptım saniyeler içinde. yalanım varsa çüküm düşsün.
gerçekliğe dönünce, kızın yakın arkadaşlarından yakınlaştığım cemre ismindeki kıvırcık saçlı, kırmızı gözlüklü yaratığa mesaj attım. ne yap ne et filme benim de gelmemi sağla diye yalvardım. cehennemde rabb'ine yalvaran günahkâr gibi saatlerce dil döktüm. sonunda tamam ayarlarım dedi.
Kafede Yaşadığım Akıl Almaz Olay
benim tam karşımdaki masada da birezırs'ta görseniz, üzülüp filmi kapatacağınız kadar masum bir kız ve sırtı ve koca kafasından başka bir şeyini göremediğim bir adam oturuyor.
kaçamak bakışlarla kıza bakıyorum.
yanında erkek olan bir kıza bakmak adetim değildir ama engel olamıyorum kendime.
bir ara kız beni fark etti. önüne döndü. gözlerim heyecanlandı. daha hızlı bakıp bakıp çekmeye başladım gözümü. bir dahaki göz göze gelmeyi kaçıramazdım. ve kaçırmadım. sonra bir daha, bir daha derken ciddi ciddi bakışmaya başladık. ben hafif hafif gülümsemeye başladım. ön bakışmadayız yani.
Manitanın Yanında Rezil Oldum
filmin ikinci yarısında serçe parmağımla suyun sıcaklığına bakıp vakit kaybetmeden elimi elinin üstüne koydum. nefesimi tuttum. parmaklarını hafif oynatıp benimkilerin arasına sokmaya çalışınca içimde şampiyonlar ligi müziği çaldı bir anda. kızı öpüp tribüne doğru kaldırasım, sallayasım geldi yemin ediyorum.
neyse çıktık filmden evlere dağılacağız. sana yemek yapayım mı? deyip gülümsedi. ben onu sana domalayım mı? diye algılıyorum tabi. hıh-mıh oldum başta, neyse ki iyi toparladım, yemek yemeyi severim diyebildim. çıkabilen en insancıl cümle buydu o an.
Romantizm Olsun Diye Sandal Kiralayalım Dedik
kızla beraber aldık 6'lı biramızı açıldık denize.
ben sırtımı ufuk tarafına vermiş ahenkle kürek çekerken o da karşımda birasını içiyor, kajusunu yiyor, bir yandan da türlü şebeklikler yapıp beni güldürmeye çalışıyor.
arkadan güzel bir müzik de çalıyor falan derken baya ilerlemişiz. baktım geri dönerken sıkıntı olacak bıraktım kürekleri geçtim kızın yanına.
biralar da bitmek üzere kafalar hafif çakırkeyf, daldım boynuna oynaşmaya başladık. tam işi ciddiye bindireceğim engelliyor tabi. oramı tutma, buramı elleme, kulağımı yalama gibi kezbanlıklarla ömrümden ömür yiyor.
kaç saat böyle güreştik bilmiyorum, bir baktım hava kararmış, güneş batıyor. neyse ki akıntı bizi kıyıya doğru yanaştırmış biraz biraz, içim rahatladı. tam geçtim küreklere bir adam sesi duydum.
Otobüs Muavininden Yediğim İnanılmaz Ayar
adana'dan istanbul'a giden kamil koç turizmin yolcusuyuz ikimiz de.
saçlarını topuz yapmış, tweety desenli gri bir pijama ve yine gri kapşonlu bi sweat giymiş. o kadar tatlı ki, gidip hiçbir şey demeden sarılası, bırakmaması geliyor insanın. gayet masumane duygular besliyorum yani. o sırada muavinle göz göze geldik.
bana baktı, benim bakışlarımdan kızı yakaladı ona baktı. bana baktı, gülümsedi. ona baktım, kıza baktım, ona baktım gülümsedim. kızın yanındaki kıza baktı, gülümsedi, bana baktı gülümsedi. anladım, benim kıza baktım gülümsedim. ona baktım gülümsedim. anladı.
yanıma geldi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





