Bu gün telefonumun çalmasıyla uyandım. Arayan kimse daha önce 2 kere daha aramış ancak uyanamamışım. Telefonu açtığımda çok güzel bir ses tonuyla bana günaydın diyen bir ses duydum. Evet bu onun sesiydi. Nasılda heyecanlanmıştım çocuklar gibi. Evet evet bu oydu. Banka geçikmiş 500 tl kredi borcum için aramıştı beni. Kız bu günde bu parayı ödemessem icra yoluna başvuracaklarını söylüyordu. İrkildim bir anda. Fırladım yatağımdan.
Muhteşem günüm güzel bir telefonla başlamıştı işte. Hemen cebimdeki diğer kredi kartımla borcumu telefondan kapattım. Ne kadar şanslıydım. Mutfaktan mis gibi kokular geliyordu. güzel bir kahvaltı beni bekliyordu. Koşarak mutfağa gittim. Ocağın üstündeki tavayı büyük bir mutlulukla açtım. Sürpriz. İşte günün küçük sürprizi. İçinde sadece yağ kalmış. Sucuk bitmiş. Oh mis. Oturdum bir güzel ekmeğe banıp banıp yedim. Böylesine güzel bir kahvaltının ardından işe geç kalmamak için hemen ayakkabılarımı giydim. Kol saatimi koluma taktım. Saate baktığımda 11′di.
Tebessüm ettim. 3 saat işe geç kalmışım. Neyseki iş yerindeki patronum bunu hoş görüyle karşılayacak hatta belkide gülecekti. Koşarak metrobüs durağına yetiştim. Ne kadarda güzel gelen metrobüsün içinde adım atacak yer yoktu. Çiftleşmeyi ilk defa bu kadar yakından keşfedebilecektim. Hahaha harika bi gün. Bindim metrobüse. Arkamda orta yaşlarda bir amca dayıyordu bana. Önümdede hoş bir liseli kız. Ahah bende ona dayıyordum. Bu şekilde iş yerine vardım ve avcılarda yüzüm gülerek metrobüsten indim. İnerkende arkamdaki amcaya ve önümdeki kıza teşekkür etmeyi ihmal etmedim.